SolarPower Europe’un yayımladığı ‘EU Battery Storage Market Review 2025’ raporuna göre, toplam batarya depolama filosu 2021’de 7,8 GWh iken bugün 77,3 GWh’a ulaştı. Ancak, 2030’a kadar enerji sisteminin esnekliğine yanıt verebilmek için bu rakamın 750 GWh seviyelerine çıkarılması gerekiyor.
Yeni kapasitenin yüzde 55’i büyük ölçekli (utility-scale) projelerden geldi; bu da artık Avrupa batarya pazarını devasa ölçekli depolama sistemlerinin sürüklediğini gösteriyor. Söz konusu segment, iyileşen piyasa koşulları ve politika çerçeveleri sayesinde 2025’te güçlü büyüme kaydetti.
Buna karşın, konut tipi bataryalar ikinci yıl üst üste geriledi ve toplamda 9,8 GWh ile yüzde 6 düşüş yaşadı. Bu durum, elektrik fiyatlarındaki azalma ve destek mekanizmalarının zayıflamasıyla ilişkilendiriliyor. Ticari ve endüstriyel batarya sistemleri ise sınırlı büyüme gösterdi, ancak pazarın küçük bir bölümünü oluşturuyor.
SolarPower Europe CEO’su Walburga Hemetsberger, Avrupa’nın batarya depolamada hızlı bir büyüme gösterdiğini ancak bunun yalnızca başlangıç olduğunu belirtti:
“2025’teki güçlü büyük ölçekli batarya adaptasyonu, yatırımcıların hazır olduğunu, teknolojinin olgunlaştığını ve sistem faydalarının net olduğunu gösteriyor. Ancak, tam esnek ve yenilenebilir bazlı bir enerji sistemi için bu büyümeyi dramatik şekilde artırmalıyız.”
Raporda ayrıca AB batarya üretim kapasitesinin 252 GWh’ye ulaştığı; ancak katot ve anot malzemeleri üretiminde önemli açıklar olduğu vurgulandı. Mevcut hücre üretim kapasitesinin yüzde 90’dan fazlası elektrikli araçlara yönelmiş durumda, statik enerji depolama için yeterli üretim henüz gelişmemiş durumda. Üretim maliyetleri ve proje ertelemeleri de rekabet gücünü sınırlayan diğer faktörler arasında yer alıyor.
Raporda, depolama sektörünün ivmesini koruması ve AB’nin enerji hedeflerine ulaşması için üç ana öncelik alanı öne çıkıyor:
- Dağıtılmış ve hibrit projelerinde izin süreçlerini hızlandırmak ve piyasa erişimini kolaylaştırmak.
- Uygun maliyetli ve dayanıklı tedarik zincirleri için yatırımların artırılması, kritik hammadde erişiminin güçlendirilmesi.
- Kalite, güvenlik ve sürdürülebilirlik standartlarının AB çapında uyumlu hale getirilme

