Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, YEKA RES-2025 yarışmaları kapsamında Balıkesir, Aydın-Denizli, Kütahya ve Sivas’ta yer alan 6 bağlantı alanında toplam 1150 MW’lık rüzgâr enerjisi kapasitesi yatırımcılara tahsis edildi. Projelere ilişkin sözleşmeler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan’ın katılımıyla, Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ile yarışmayı kazanan firmaların yetkilileri arasında imzalandı.
Sözleşmelere göre, yatırımcılar ürettikleri elektriği sözleşme tarihinden itibaren 72 ay boyunca serbest piyasada satabilecek. Üretimin devamındaki 20 yıllık dönemde ise elektrik, kWh başına 3,50 avro/sent fiyatla iletim sistemine verilecek. Yapılan yarışmalar sonucunda toplam 208 milyon avroluk katkı bedeli sağlandı. İmza töreninde konuşan Bakan Yardımcısı Demircan, sektörden gelen yoğun ilginin yeni projeler için güçlü bir motivasyon oluşturduğunu belirterek, her yıl yaklaşık 2 bin MW’lık YEKA ihalesi yapılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Erden: “Sektör, deniz üstü projelerle, orta vadede çok daha güçlü bir yapıya kavuşacak”
Öte yandan, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, rüzgâr enerjisinde son yıllarda yakalanan ivmenin deniz üstü projelerle daha da güçleneceğini söyledi. Erden, geçen yıl yaklaşık 2 bin MW’lık yeni kurulumla son 15 yılın en güçlü performansına ulaşıldığını belirterek, bu büyümenin kalıcı hale gelmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin Avrupa’daki en yüksek rüzgâr potansiyeline sahip ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Erden, YEKA ihalelerinin düzenli ve öngörülebilir şekilde yapılmasının yatırımcı güvenini artırdığını kaydetti. Son YEKA ihalelerinde kazanan tüm yatırımcıların sözleşmelerini imzaladığını hatırlatan Erden, bu durumun projelerin sahaya yansıması açısından güçlü bir irade ortaya koyduğunu söyledi.
Deniz üstü rüzgâr enerjisine ilişkin beklentilere de değinen Erden, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın son 2–2,5 yıldır bu alanda yoğun çalışmalar yürüttüğünü belirterek, “Potansiyel deniz üstü rüzgâr santral sahalarının belirlenmesi, ihale mekanizmalarının geliştirilmesi ve finansman modellerinin oluşturulması için yerli ve uluslararası paydaşlarla kapsamlı bir hazırlık süreci yürütülüyor. 2026’nın sonunda ilk deniz üstü rüzgâr santrali yarışmalarının yapılmasını, 2030-2031 döneminde ise ilk türbinlerin devreye alınmasını ümit ediyoruz.” dedi.
Erden ayrıca, depolamalı rüzgâr projelerinde ilk santrallerin bu yıl hayata geçirilmesinin beklendiğini, bu yatırımların şebeke güvenliği açısından kritik önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin rüzgâr enerjisinde her yıl 1000–1500 MW aralığında yeni kurulu güç ekleyerek büyümesini sürdürmesinin öngörüldüğünü belirten Erden, deniz üstü projelerle birlikte sektörün orta vadede çok daha güçlü bir yapıya kavuşacağını dile getirdi.

