Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum – WEF), 2026 Yıllık Toplantısı’nda küresel çapta kapsamlı bir yeniden beceri kazandırma (reskilling) girişimi olan Reskilling Revolution’ı duyurdu. Bu programın hedefi, 2030’a kadar yaklaşık 1 milyar kişiyi geleceğin iş gücüne hazırlamak için eğitim ve beceri erişimini yaygınlaştırmak. Şu anda girişim 856 milyon kişiye ulaşma taahhüdü ile ilerliyor.
WEF’nin Reskilling Revolution girişimi 2030 hedefiyle hızla ilerlerken, enerji sektörü bu çabanın kritik alanlarından biri haline geliyor. Enerji’nin dijitalleşmesi ve iklim hedefleri ile uyumlu dönüşümü, sadece teknoloji yatırımlarıyla değil, insan kaynağının yeniden beceri kazanmasıyla mümkün olacak. Enerji şirketleri, kamu ve eğitim kurumları arasındaki koordinasyon, sektörün karşı karşıya olduğu talep–arz beceri boşluğunu kapatmada belirleyici olacak.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), World Energy Employment 2025 raporunda, enerji sektöründeki istihdamın son dönemde dünya ekonomisinin genelinden daha hızlı büyüdüğünü ancak nitelikli iş gücü açığının sürdürülebilirlik hedeflerine önemli risk oluşturduğunu vurguluyor. Rapora göre enerji alanında toplam istihdam 2024’te yaklaşık 76 milyon kişiye ulaştı ancak işverenlerin yarısından fazlası kritik beceri eksiklikleri nedeniyle işe alımda güçlük yaşıyor .
Raporda öne çıkan temel eksiklikler arasında uygulamalı teknik roller — elektrikçiler, tesisatçılar, hat işçileri ve enerji mühendisleri — ilk sırada yer alıyor. Bu roller enerji sektörünün yarısından fazlasını oluşturuyor ve beceri açığının en derin yaşandığı segmentler olarak tanımlanıyor .
Yaşlanan iş gücü enerji dönüşümünü zorluyor
IEA analizlerine göre, enerji sektöründeki iş gücü genel ekonomiye göre daha yaşlı, ve genç nitelikli çalışan giriş oranı mevcut ihtiyaçları karşılamıyor. Özellikle şebeke ve nükleer gibi kritik altyapı alanlarında, emeklilik eğilimi genç girişten daha yüksek ve bu dengesizlik 2035’e kadar devam edecek. Bu durum, enerji altyapı projelerinin zamanında tamamlanmasını geciktirebilir veya maliyetleri artırabilir .
Sektördeki bu demografik baskı, teknik beceriler ve yeniden eğitim programlarını enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik için stratejik bir öncelik haline getiriyor.
Reskilling Revolution’un enerjiye bağlı etkisi
WEF’nin Reskilling Revolution girişimi, iş gücünü dijitalleşen küresel ekonomiyle uyumlu hâle getirmek için 850 milyonun üzerinde kişiye ulaşmayı hedefliyor ve özellikle yapay zekâ, büyük veri ve insan odaklı beceriler eğitimine ağırlık veriyor .
WEF’in ilgili çalışmalarında, iş gücündeki dönüşümün sadece teknolojik değil, aynı zamanda yeşil iş gücü ve enerji geçişi için de kritik olacağı belirtiliyor. Dünya genelinde işlerin yaklaşık yüzde 22’sinin dönüşeceği ve iş gücünün büyük kısmının yeni becerilere ihtiyaç duyacağı vurgulanıyor .
Enerji sektöründe beceri ihtiyacını etkileyen eğilimler
Enerji sektöründe dijitalleşme ve temiz enerji yatırımlarının artması, teknik eğitim gerektiren rollerin sayısını artırıyor. IEA’nın analizlerine göre, temiz enerji teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla elektrik üretimi, dağıtımı ve enerji depolama gibi alanlarda istihdam artışı bekleniyor ve bu artış nitelikli iş gücüne olan talebi daha da güçlendiriyor .
Aynı zamanda sektörün global istihdam içindeki payı artarken, bu talebi karşılayacak eğitim ve beceri programlarının eksikliği, yeniden beceri kazandırma girişimlerini kritik bir ihtiyaç hâline getiriyor.
Sektörel stratejide yeni yaklaşımlar
Uzmanlar, enerji şirketlerinin artık yalnızca teknolojik altyapıya yatırım yapmakla kalmaması, aynı zamanda insan kaynağı gelişimini önceliklendirmesi gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda WEF’in Reskilling Revolution gibi girişimleri, özel sektör, kamu ve eğitim kurumları arasında iş birliğini artırarak enerji iş gücünü modern becerilerle donatmayı amaçlıyor.
Enerji sektöründe bu tür geniş ölçekli beceri programlarının uygulanması, hem enerji güvenliğini hem de yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşmayı destekleyecek bir stratejik araç olarak görülüyor.
Enerji dönüşümünde “insan odaklı strateji” zorunlu hale geliyor
Reskilling Revolution, enerji sektörünün karşı karşıya olduğu beceri ve istihdam zorluklarını sadece bir eğitim meselesi değil, stratejik bir öncelik olarak tanımlıyor. Uluslararası raporlar, enerji istihdamının büyüdüğünü ancak nitelikli iş gücünün yetersizliğinin enerji altyapısı ve proje teslimatlarını riske attığını ortaya koyuyor. Bu çerçevede, küresel yeniden beceri kazanımı girişimleri enerji dönüşümünü hızlandıran kilit unsurlar olarak ön plana çıkıyor.

