Yazar: Dr. İlker ŞENGÜLER
IEA (International Energy Agency)’nın çalışmalarındaki iklim senaryoları baz alınarak hazırlanan ve “Iron and Steel Technology Roadmap: Towards more sustainable steelmaking” raporunda yer alan Sustainable Development Scenario (SDS), demir çelik sektörü ve teknolojik yeşil dönüşüm yaklaşımları açısından önemli bir referans özelliği taşımaktadır. IEA’nın SDS senaryosu aynı zamanda Paris iklim Anlaşması’nın sıcaklık artışını sınırlama hedefleriyle uyumlu olarak hazırlanmış olup, IEA analizinde kısa-orta-uzun vade dönemleri kullanılmıştır. Kısa vadedeki en büyük rolü, geleneksel rotalardaki teknoloji performans iyileştirmeleri ve malzeme verimliliği oynamaktadır. Orta ve uzun vadede ise, karbon yakalama ve yakıt değişimleri, kömürden doğal gaza, hidrojene ve biyoenerjiye geçiş büyük rol oynamaktadır.
Hem doğal gaz hem de yeşil hidrojenle çalışabilen Doğrudan İndirgenmiş Demir (DRI) tesisleri ile kaçınılması mümkün olmayan emisyonlar için karbon yakalama ve depolama teknolojileri de çözüm yelpazesini genişletmektedir. Bununla birlikte Erdemir tarafından yayımlanan raporda 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmak için hedefler belirlenmiş ve kamuoyu ile paylaşılmıştır.
Yeşil hidrojen ve doğal gaz kullanılarak üretilen çelikte DRI prosesi özelliği nedeniyle karbon dioksit (CO2) emisyonları minimize edilmektedir. Bu proseste, hidrojenle yapılan indirgeme sürecinde yan ürün olarak yalnızca su buharı oluşmakta ve karbon salımı gerçekleşmemektedir. Yeşil hidrojenle yapılan DRI üretiminde, karbon salımı sıfırdır. Bu proses, çelik üreticilerinin net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmalarını sağlayan en yenilikçi ve en etkili yöntemlerden biri olarak değerlendirilmektedir.
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) (Carbon Border Adjustment Mechanism), özellikle Avrupa Birliği tarafından uygulamaya konulan ve karbon yoğun ürünlerin ithalatında karbon maliyetini dengelemeyi amaçlayan bir araç olup, temiz enerji dönüşümünde oldukça kritik ve çok katmanlı bir rol oynar.
Karbon kaçağını önleyerek temiz enerji üretimini teşvik eder. Ayrıca temiz enerji yatırımlarını hızlandırıp, karbon fiyatlandırmasını küreselleştirerek, enerji dönüşümünde rekabet dinamiklerini değiştirir.
Ülkemiz açısından Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) etkisi belirgin olarak; çelik, çimento ve krom/ferrokrom üretiminde görülmektedir.
Türkiye, AB’ye en fazla çelik ihraç eden ülkelerden olup; yenilenebilir enerji kullanımı ile ciddi rekabet üstünlüğü sağlayabilecek potansiyele sahiptir. Çimento sektörü en riskli sektörlerden biridir çünkü emisyonun büyük kısmı kimyasal süreçten (klinker) kaynaklanmaktadır. Klinker oranını düşürmek, alternatif yakıt kullanmak ve karbon yakalama azaltım seçenekleri olarak öne çıkmaktadır. Türkiye, Ferroalloy üretimi için önemli bir oyuncu konumundadır. Ferrokrom üretiminde; çok yüksek elektrik tüketimi olup emisyonun ana kaynağını elektrik + redüksiyon karbonu oluşturmaktadır.
Artık, ucuz enerji değil, düşük karbonlu enerji önemlidir. Azaltım seçenekleri için bir senaryo karşılaştırması yapmak gerekirse aşağıdaki tablo ortaya çıkmaktadır.
| Enerji Kaynağı | Emisyon | SKDM Etkisi |
|---|---|---|
| Kömür bazlı elektrik | Çok yüksek | Rekabet kaybı |
| Şebeke ortalaması | Orta | Riskli |
| Hidro / GES / RES | Düşük | Büyük avantaj |

