Aralarında Beyond Fossil Fuels, Climate Action Against Disinformation, Friends of the Earth US, Green Screen Coalition, Green Web Foundation ve Stand.earth’ün bulunduğu konsorsiyum tarafından yayımlanan raporda, uluslararası teknoloji şirketleri ve kurumların yapay zekânın iklim eylemine “net fayda” sağladığını savunan 154 açıklaması analiz edildi.
Çalışma, 19-20 Şubat’ta Yeni Delhi’de düzenlenecek AI Impact Summit 2026 öncesinde kamuoyuyla paylaşıldı.
İddiaların üçte biri kanıtsız
Rapora göre, incelenen açıklamaların yalnızca yüzde 26’sı yayımlanmış akademik makalelere atıf yaparken, yüzde 36’sı herhangi bir kanıt sunmadı. Kalan kısmın ise hakemli bilimsel çalışmalardan ziyade sınırlı veya zayıf kanıtlara dayandığı kaydedildi.
Rapor, özellikle üretken yapay zekâ uygulamalarının iklim üzerindeki etkisine dair somut sonuçların bulunmadığını vurguladı. Analizde, tüketiciye yönelik sistemler olan ChatGPT, Gemini veya Copilot gibi araçların doğrulanabilir ve kayda değer emisyon azaltımı sağladığına dair tek bir örneğe dahi rastlanmadığı ifade edildi.
“Yeşil yıkama” uyarısı
Raporun yazarı, bağımsız iklim ve enerji analisti Ketan Joshi, teknoloji şirketlerinin enerji yoğun veri merkezlerindeki belirsizlikleri kullandığını savundu. Joshi, şirketlerin hızla büyüyen operasyonlarını “yeşil” söylemlerle meşrulaştırmaya çalıştığını belirterek, yapay zekâ veri merkezlerinin kömür ve gaz talebini artırdığına dikkat çekti.
İklim yararı iddialarının, topluma verilen uzun vadeli ve geri dönüşü olmayan zararları gölgeleyebileceğini kaydeden Joshi, artan enerji tüketiminin fosil yakıtlara bağımlılığı pekiştirdiğini ifade etti.
“Fosil yakıt sektörüne can simidi”
Beyond Fossil Fuels Uluslararası Kurumsal Kampanyacısı Jill McArdle ise büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımlarına yönelik heyecanın, kamuoyunun dikkatini hızla büyüyen ve yüksek enerji ile su tüketen veri merkezlerinden uzaklaştırdığını savundu.
Teknoloji sektörünün artan enerji talebinin fosil yakıt endüstrisi için bir “can simidi” işlevi gördüğünü dile getiren McArdle, “Yapay zekânın iklime zarar vermekten çok fayda sağlayacağına dair hiçbir kanıt yok. Büyük teknoloji şirketleri, doğrulanmış verilere dayanmak yerine gelecekteki bir kurtuluş vaadiyle kirlilik için kendilerine açık çek yazıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Rapor, yapay zekanın iklim politikalarında çözüm olarak sunulmadan önce enerji tüketimi, şeffaflık ve bilimsel kanıt temelinde daha sıkı bir incelemeye tabi tutulması gerektiği çağrısıyla son buldu.

