Viyana’da gerçekleştirilen ortak basın toplantısında konuşan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Yardımcısı Sejourne, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların Avrupa için yapısal bir risk haline geldiğini belirterek çözümün temiz ve yerli kaynaklarda olduğunu ifade etti.
Petrol fiyatlarındaki oynaklığın Avrupa ekonomisini kırılgan hale getirdiğine dikkat çeken Sejourne, bu durumun yalnızca kısa vadeli bir sorun olmadığını, aksine mevcut enerji sisteminin sürdürülebilir olmadığını ortaya koyduğunu söyledi. “Bağımlılığın maliyeti, bağımsızlığın maliyetinden daha yüksek” diyen Sejourne, bu bağımsızlığın ise yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılmasıyla mümkün olacağını dile getirdi.
Sejourne, rüzgâr ve güneş başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılmasının Avrupa’nın hem enerji güvenliğini artıracağını hem de ekonomik istikrarını güçlendireceğini belirtti. Enerji arzında dışa bağımlılığı azaltmanın yolunun temiz enerji dönüşümünden geçtiğini vurgulayan Sejourne, AB’nin bu alandaki politikalarını daha kararlı ve hızlı uygulaması gerektiğini ifade etti.
Toplantıda söz alan Avusturya Ekonomi Bakanı Wolfgang Hattmannsdorfer ise Avrupa’nın rekabet gücünü koruyabilmesi için enerji maliyetlerini düşürmesi gerektiğini belirtti. Hattmannsdorfer, yenilenebilir enerji yatırımlarının bu noktada kritik rol oynadığına işaret ederek, daha öngörülebilir ve düşük maliyetli bir enerji sisteminin sanayi için hayati olduğunu söyledi.
Küresel ekonomide artan belirsizliklere dikkat çeken Hattmannsdorfer, ABD’deki korumacı eğilimler, Çin’in sanayi politikaları ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin Avrupa’yı daha dirençli bir ekonomik yapıya yönelmeye zorladığını ifade etti. Bu çerçevede, yerli ve temiz enerji kaynaklarına dayalı bir dönüşümün Avrupa sanayisinin geleceği açısından belirleyici olacağını vurguladı.
Avrupa’nın sanayi gücünü koruması için enerji dönüşümünü hızlandırması gerektiğini belirten Hattmannsdorfer, fosil yakıt bağımlılığını azaltan ve yenilenebilir enerji kapasitesini artıran politikaların aynı zamanda sanayisizleşme riskine karşı da en güçlü yanıt olduğunu sözlerine ekledi.

