Derneğin açıkladığı veriler, toplamda yaklaşık 28 milyon ısı pompasının Avrupa genelinde kurulu hale geldiğini gösteriyor. Satışların çoğaldığı ülkelerde, hükümetlerin teşvik modelleri ve enerji politikalarındaki istikrarın tüketici güvenini güçlendirdiği belirtiliyor.
Belçika bu süreçte kayda değer bir artış gösterdi. Yeni binalarda fosil yakıtlı ısıtma sistemlerine getirilen sınırlamalar ve ısı pompası satışlarında uygulanan KDV indirimi gibi önlemler sayesinde satışlar yaklaşık yüzde 7 artarak 111 bin adede yükseldi.
Birleşik Krallık’ta da hükümet destekli programlar, özellikle Boiler Upgrade Scheme ve Warm Homes planı kapsamında gerçekleşen kampanyalar sayesinde satışlar yaklaşık yüzde 27 artışla 125 bin adedi buldu.
EHPA Genel Direktörü Paul Kenny, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Devletlerin politikalarda istikrar sağlaması ve vergileri düşürmesi, ısı pompalarının fosil yakıtlara karşı daha rekabetçi olmasını sağlıyor. Bu, enerji arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması açısından kritik.” ifadelerine yer verdi.
Kenny, aynı zamanda Avrupa Komisyonu’nun yakında açıklanacak ısıtma ve soğutma stratejisi ile elektrifikasyon eylem planının, vergi politikaları ve elektrik maliyetlerinin düşürülmesi konusunda ülkeleri daha cesur adımlar atmaya teşvik edeceğini vurguladı.
Öte yandan Almanya’da ısı pompaları, geçen yıl toplam ısıtıcı satışlarının neredeyse yarısını oluşturarak sektörde yeni bir rekora imza attı. Ancak Polonya ve Fransa’da, kamuoyunda yanlış bilgi yayılması ve bütçe belirsizlikleri nedeniyle satışlar geriledi.
Satışlara nüfusa oranla bakıldığında Norveç, Finlandiya ve İsveç’in en önde gelen pazarlar olduğu görülürken, Polonya ve Birleşik Krallık’ta bu oran halen beklenen seviyenin altında seyrediyor.

