Fransa ile Türkiye arasında enerji sektörüne yönelik işbirliklerini ve ortak yatırımları teşvik etmek amacıyla düzenlenen “Fransız-Türk Temiz Enerji Zirvesi” İstanbul’da yapıldı.
Zirveye çevrim içi Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, temiz enerji dönüşümünün hızla ilerlediğini belirterek, “Bu yıl dünyada inşa edilen yeni santrallerin yüzde 85’ini temiz enerji santralleri oluşturdu. Bunun yaklaşık yüzde 80’i yenilenebilir, yüzde 5’i ise nükleer enerji santralleri oldu. Kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıt kaynaklı santraller bunun yalnızca yüzde 15’ini oluşturdu.” diye konuştu.
Birol, dünyanın neresinde olursa olsun temiz enerji kaynaklarının yakın gelecekte elektrik sektörüne hakim olacağını ifade ederek, “Bunun nedeni iklim değişikliği değil. Çoğu durumda maliyet açısından rekabetçi olması ve enerji güvenliği kaynaklı nedenler.” dedi.
Bir diğer trendin ise ulaşım sektöründeki dönüşüm olduğuna işaret eden Birol, “Üç yıl önce dünya genelinde satılan 25 araçtan 1’i elektrikli iken bu yıl 5 araçtan 1’i elektrikli.” dedi.
Birol, temiz enerji yatırımlarına ilişkin de şunları kaydetti: “2015’te dünyadaki toplam temiz enerji yatırımları yaklaşık 1 trilyon dolardı. Günümüzde ise temiz enerji yatırımları 2 trilyon dolara yaklaşmış durumda. Temiz enerji dönüşümü güçlü, fakat iklim hedefleriyle uyumlu değil. Ancak enerji görünümü çok hızlı bir şekilde değişiyor. Fransa, Türkiye ve diğer ülkelerin bu temiz enerjinin kurulumu noktasında kendilerini konumlandırmaları gerekiyor.”
Türkiye ile Fransa’nın enerji sektöründe işbirliği yapabileceği alanlara değinen Birol, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynakları açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, “Deniz üstü rüzgâr enerjisi de Türkiye ve Fransa’nın beraber çalışabileceği alanlardan biri.” dedi.
Enerji verimliliğinde işbirliği konusunda da Birol, “Enerji verimliliği yine Türkiye ve Fransa’nın hem politika hem de teknoloji açısından birbirinden faydalanabileceği bir alan. Dördüncü ve sonuncu alan ise temiz enerji ekipmanlarının imalatı. Enerjinin Türkiye-Fransa ilişkilerinde gündemi harekete geçirebilecek bir konu olduğuna inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Küçük modüler reaktörler enerji dönüşümünde nasıl konumlanıyor?
Küçük modüler reaktörler (SMRs) hakkında bir soru üzerine de değerlendirmelerde bulunan Birol, küçük ölçekli nükleer reaktörlerin geleneksel nükleer tesislere kıyasla yatırım maliyetinin daha düşük olduğunu ve bu konuda çalışan ülkeler olduğunu belirtti. 2030’a kadar bu reaktörlerin maliyet etkin olacağı görüşünü bildiren Birol, şöyle devam etti: “Nükleer teknolojiye küresel olarak baktığımızda Çin bu teknolojiyi elinde tutuyor. Diğer ülkeler de bu senaryoya giriş yapıyor. Kısa zamanda oyun değiştirici olamayacaklar ancak özellikle gelişmekte olan ülkeler için temiz enerji açısından önemli ve SMR’ler için bir rekabet olacağını öngörüyoruz.”
Öte yandan geçtiğimiz günlerde Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) tarafından yayınlanan, “Küçük Modüler Reaktörler (SMRs)” raporunda, iklim değişikliğiyle mücadele yolunda küçük nükleer reaktörlerin güvenilir ve düşük maliyetli bir çözüm olmadığı ortaya koyuluyor. Küresel seviyede kabul görmüş olan 1,5 derece hedefinin yakalanabilmesi için 2030 yılına kadar emisyonların çok hızlı bir biçimde azaltılması gerektiğinin altı çizilen raporda, SMR’lerin, uzun geçmişlerine rağmen hâlâ ticari olarak ve verimli biçimde işler hâle gelemediği, yaygınlaşamadığı belirtiliyor. Bugüne kadar dünyada yalnızca iki SMR’nin çalışır hâle getirilebildiği ve yıllar içinde birçok projenin teknik ve ekonomik sebeplerle iptal edildiği, bu yüzden SMR’lerin öne sürülen avantajlarının da test edilemediği ortaya koyuluyor.

