AA’dan Gülşen Çağatay’ın Global Energy Monitor verilerinden derlediği bilgilere göre, Küresel ölçekte halen inşa aşamasında bulunan toplam 1639 GW’lık enerji kapasitesinin yaklaşık yüzde 72’sini yenilenebilir ve nükleer enerji projeleri oluşturuyor. Bu tablo, enerji güvenliği ve iklim hedeflerinin artık yatırım kararlarında belirleyici hale geldiğini ortaya koyuyor.
Dünya genelinde toplam kurulu güç yaklaşık 8 bin 573 GW- seviyesinde bulunurken, mevcut tabloda fosil yakıtlar hâlâ önemli paya sahip. Petrol ve doğal gaz santralleri 2 bin 233 GW’la ilk sırada yer alırken, kömür 2 bin 203 GW’la onu izliyor. Buna karşın yenilenebilir kaynaklar da hızla yükseliyor; hidroelektrik 1279 GW, güneş 1197 GW ve rüzgâr 1129 GW seviyesine ulaşmış durumda.
Güneş enerjisi yatırımları başı çekiyor
İnşası süren 1175 GW’lık temiz enerji projeleri içinde en büyük payı güneş enerjisi alıyor. Toplam 444 GW’lık kapasiteyle güneş projeleri ilk sırada yer alırken, hidroelektrik 326 GW, rüzgâr 314 GW ve nükleer enerji 82 GW ile sıralanıyor. Biyokütle ve jeotermal projeler ise sınırlı kapasiteyle listenin alt sıralarında kalıyor.
Bu dağılım, özellikle hızlı devreye alınabilen ve maliyetleri düşen güneş ve rüzgâr teknolojilerinin yatırımcılar açısından öncelikli hale geldiğine işaret ediyor.
Asya açık ara lider konumda
Temiz enerji yatırımlarının coğrafi dağılımında ise Asya belirgin bir üstünlük sergiliyor. Yapımı süren projelerin yüzde 84,5’i bu bölgede yoğunlaşıyor. Toplamda 993 GW’lık kapasiteyle Asya, küresel enerji dönüşümünün merkez üssü konumuna yerleşmiş durumda.
Asya’yı 63 GW ile Amerika kıtası izlerken, Avrupa’da 56 GW, Afrika’da 55 GW ve Okyanusya’da 8 GW’lık temiz enerji projelerinin inşası sürüyor.
Artan enerji talebi, jeopolitik riskler ve arz güvenliği kaygıları, ülkeleri yerli ve sürdürülebilir kaynaklara yönlendirirken; mevcut veriler, küresel enerji sisteminin düşük karbonlu bir yapıya doğru hızlanan dönüşümünü net biçimde ortaya koyuyor.

