COP28’de sunulan rapor, güneş enerjisini uzun süreli enerji depolama (LDES) ile birleştirmenin dönüştürücü potansiyelini vurgularken, sürekli, güvenilir ve uygun fiyatlı yenilenebilir enerjiye odaklanıyor.
Raporda 2050 yılına kadar 75 bin GW güneş enerjisi kapasitesi gibi cesur bir hedef belirleniyor.
Tam dekarbonizasyon sağlanması için LDES’in bu güneş enerjisi tesislerinin potansiyelini tam olarak hayata geçirmesi gerekliliğini vurgulanıyor.
Çalışma, ABD’deki izole ada tesislerine ilişkin bir vaka çalışması üzerinden güneş, rüzgâr ve LDES kombinasyonunun, yüzde 100 yenilenebilir enerji elde etmek için en uygun maliyetli çözüm olarak ortaya çıktığınım gösteriyor.
LDES Konseyi, LDES’in 2040 yılına kadar 8 TW’lık kurulu kapasiteyle 4 trilyon dolarlık bir sektör haline geleceğini tahmin ediyor. Rapor aynı zamanda, güneş enerjisinin yaygın olarak benimsenmesinin önündeki engelleri belirliyor ve
düzenleyici zorluklar, finansman sorunları ve teknik sınırlamalar dahil olmak üzere bu engelleri aşmak için öneriler sunuyor.
ISA Genel Müdürü Dr. Ajay Mathur, “Halihazırda dünya çapında yeni elektriğin en ekonomik kaynağı olan güneş enerjisi, rekabet avatajını güçlendirecek. Uzun süreli enerji depolama ile birleştirildiğinde güneş enerjisi sürekli hale gelir, güvenilir 7/24 enerji kaynağı sağlayacak.” diyor.
LDES Konseyi İcra Kurulu Başkanı Julia Soude ise, “Uzun süreli enerji depolamanın geliştirilmesi, dünya çapında ekonomiler için tam karbonsuzlaştırmaya giden en iyi yoldur. LDES, güvenilir, dayanıklı, 24 saat yenilenebilir enerji için iskele sağlar.” açıklamasını yapıyor.

