Business Green’de yer alan habere göre, Possible ve Regen tarafından yayınlanan bir rapor, İngiltere’deki en yoksul mahallelerden 3 bin 700’ünün, kendilerine indirimli elektriğe erişim sağlayabilecek iyi kara rüzgâr kaynaklarına sahip bölgelere bir kilometrelik mesafede olduğunu hesaplıyor. Bu nedenle araştırmacılar, rüzgâr projeleriyle desteklenen evlere elektrikli ısıtma sistemleri kurmanın, yakıt yoksulluğuyla mücadelede ve ev enerji faturalarını azaltmada önemli bir rol oynayabileceğini, aynı zamanda Birleşik Krallık’ın iklim ve enerji güvenliği hedeflerine ulaşılmasına da yardımcı olabileceğini öne sürüyor.
Possible ve Regen, ısı pompalarının yerel yenilenebilir kaynaklarla çalıştırılmasının, gazlı ısıtmaya kıyasla karbon emisyonlarını yüzde 90’a kadar azaltacağını ve aynı zamanda temiz ısıtma çözümlerini şebeke elektriğiyle çalıştırarak daha düşük emisyonlar üreteceğini söyledi. Araştırmaya göre, önerilen modele katılan hanelerin enerji karışımına pillerin ve çatı üstü güneş enerjisinin eklenmesi, haneler için ısıtma maliyetlerini daha da azaltarak, yaklaşık üçte bir oranında tasarruf sağlayabilir.
Raporun yazarları, topluluğa ait rüzgâr enerjisi projelerinin, fazla elektriği şebekeye satabilmeleri ve aynı zamanda bölge sakinlerine elektrik faturalarında indirim sağlamaları koşuluyla yerel haneler için gelir yaratabileceğini ileri sürüyor.
Possible ve Regen, topluluğa ait rüzgâr enerjisi projelerinin önünü açmak için hükümeti İngiltere’de kara rüzgârına ilişkin planlama kısıtlamalarını gevşetmeye çağırıyor. Ayrıca, toplulukların yeni enerjinin ön maliyetini karşılamalarına yardımcı olmak için finansman desteği ve daha düşük maliyetli finansmana erişim ve ısı pompası alımını teşvik edecek şekilde elektrik fiyatlandırmasının yeniden düzenlenmesi çağrısında bulunuyorlar.

