İngiltere hükümeti, karasal rüzgâr enerjisi kapasitesini önemli ölçüde artırmayı ve ülke genelinde binlerce yeni istihdam yaratmayı amaçlayan ilk kapsamlı Karada Rüzgâr Stratejisi’ni kamuoyuna duyurdu. Yeni plan, 2030 yılına kadar mevcut kapasiteyi yüzde 80’e varan oranda artırarak 27 ila 29 GW seviyesine çıkarmayı ve yaklaşık 45 bin kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlamayı hedefliyor.
Hükümetin yayınladığı 40 maddelik eylem planı, yerel toplulukların desteklenmesi, planlama süreçlerinin kolaylaştırılması ve özel sektör yatırımlarının teşvik edilmesi gibi bir dizi adımı kapsıyor.
Stratejide yer alan dikkat çekici maddelerden biri, rüzgâr türbini projelerine ev sahipliği yapan yerel halkın çeşitli hizmetler yoluyla doğrudan fayda sağlaması. Belediyelere ve yerel otoritelere yapılacak katkılar arasında, yeni futbol sahaları, kütüphaneler veya enerji faturalarında indirim gibi topluluk destekleri yer alıyor. Hükümet, böylece yerel rızanın artırılmasını ve projelere olan desteğin güçlendirilmesini amaçlıyor.
Strateji, aynı zamanda mevcut eski türbinlerin daha güçlü, daha verimli modellerle yenilenmesini (repowering) de teşvik ediyor. Böylece hem alan kullanımında verim sağlanacak hem de enerji üretim kapasitesi artacak.
Birleşik Krallık’ta geçmişte neredeyse 10 yıl boyunca karada rüzgâr projeleri, planlama kısıtlamaları nedeniyle büyük oranda durma noktasına gelmişti. Yeni strateji, bu darboğazı aşmak amacıyla planlama izin süreçlerinin sadeleştirilmesini ve hızlandırılmasını da içeriyor. Böylece projelerin devreye alınma süresi ciddi şekilde kısaltılacak.
Hükümet, stratejiyi desteklemek amacıyla halihazırda yürürlükte olan bazı teşvik programlarını da güçlendiriyor. Bunlar arasında Clean Industry Bonus gibi özel sektör yatırımlarını destekleyici mekanizmalar da yer alıyor.
Enerji Güvenliği Bakanı Michael Shanks, karasal rüzgârın “en hızlı ve en ucuz enerji üretim yollarından biri” olduğunu belirterek, stratejinin hem enerji güvenliği hem de bölgesel kalkınma açısından büyük fayda sağlayacağını vurguladı. Shanks, “Yerel halk bu yatırımlardan doğrudan fayda sağlayacak. Bu, adil ve kapsayıcı bir enerji dönüşümü için kritik bir adım.” dedi.

