Küresel enerji depolama sektöründe uzun süreli depolama teknolojileri hızla büyürken finansman tarafındaki zorluklar sektörü baskı altına alıyor. Araştırma ve danışmanlık şirketi Wood Mackenzie tarafından yayımlanan “Long Duration Energy Storage Trends” raporuna göre, uzun süreli enerji depolama (LDES) kurulumları 2025 yılında yıllık bazda yüzde 49 artarak 15 GWh’i geçti.
Ancak aynı rapor, yatırım akışındaki zayıflama ve hızla ucuzlayan lityum-iyon bataryaların rekabeti nedeniyle sektörün ticari ölçekte büyümesinin zorlaştığını ortaya koyuyor.
Çin küresel pazara hâkim
Rapora göre küresel LDES kapasitesinin yüzde 93’ü Çin’de bulunuyor. Bu güçlü büyümenin arkasında eyalet düzeyindeki zorunlu hedefler ve “Yeni Enerji Depolama Geliştirme Özel Eylem Planı (2025-2027)” gibi politika destekleri yer alıyor.
2025’te kurulan sistemlerin teknoloji dağılımı ise şöyle gerçekleşti:
- Basınçlı hava enerji depolama (CAES): %45
- Termal enerji depolama: %33
- Vanadyum redoks akış bataryaları (VRFB): %21
Bu teknolojiler özellikle güneş ve rüzgâr gibi değişken yenilenebilir kaynakların elektrik sistemine daha yüksek oranda entegre edilmesi için kritik rol oynuyor.
Net sıfır hedefleri için depolama süreleri uzamalı
Rapora göre küresel enerji sisteminin net sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için enerji depolama sürelerinin ciddi şekilde uzaması gerekiyor.
Bugün ortalama enerji depolama süresi yaklaşık 2,5 saat civarında bulunurken, güvenilir bir yenilenebilir enerji sistemi için bu sürenin yaklaşık 20 saate çıkması gerektiği belirtiliyor.
Halihazırda lityum-iyon batarya projeleri ortalama 2 saatlik depolama sağlarken, vanadyum akış bataryaları ve basınçlı hava sistemleri yaklaşık 4 saat, termal depolama teknolojileri ise yaklaşık 8 saat depolama kapasitesi sunuyor.
Yatırımda sert düşüş
Sektördeki en büyük risk ise finansman tarafında görülüyor.
Rapora göre uzun süreli depolama teknolojilerine yönelik küresel finansman 2025’te yıllık bazda yüzde 30 geriledi. Risk sermayesi yatırımları ise çok daha sert düşerek yüzde 72 azaldı.
2021-2025 döneminde yalnızca üç şirket — Hydrostor, Eos Energy ve Form Energy — 1 milyar doların üzerinde yatırım toplayabildi ve toplamda 4 milyar doların üzerinde finansman sağladı. Buna rağmen bu şirketlerin bile önemli finansal zorluklarla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu yatırım daralmasının başlıca nedenleri şunlar:
- Yüksek faiz oranları nedeniyle uzun geri dönüş süreli projelerin cazibesinin azalması
- Yapay zeka veri merkezleri ve elektrik şebekesi yatırımlarıyla artan sermaye rekabeti
- Lityum-iyon batarya fiyatlarının hızla düşmesi
Lityum-iyon teknolojileri avantajını koruyor
Maliyetler de LDES teknolojilerinin yaygınlaşmasının önünde önemli bir engel oluşturuyor. Çin’de dört saatlik lityum-iyon batarya projelerinin maliyeti yaklaşık 107 dolar/kWh seviyesindeyken, termal depolama ve basınçlı hava sistemlerinde bu maliyet 190–201 dolar/kWh aralığına çıkıyor.
Araştırmaya göre lityum-iyon bataryalar 2034 yılına kadar enerji depolama pazarının yaklaşık yüzde 85’ini elinde tutmaya devam edecek. Vanadyum akış bataryalarının payının yüzde 5, basınçlı hava depolamanın ise yüzde 3 civarında kalması bekleniyor.
Büyük projeler yolda
Buna rağmen dünyanın farklı bölgelerinde uzun süreli depolama projeleri geliştirilmeye devam ediyor. Bunlar arasında İngiltere’de sıvı hava depolama tesisi, İtalya’da CO₂ batarya projesi ve Çin’de GWh ölçekli basınçlı hava ve termal depolama projeleri yer alıyor. Ancak uzmanlar, sektörün ticari ölçekte büyüyebilmesi için piyasa tasarımlarında ve destek mekanizmalarında reform yapılması gerektiğini vurguluyor.

