SETA tarafından düzenlenen “COP31’e Doğru Türkiye’de İklim Değişikliği Gündemi” programında konuşan Kurum, iklim krizinin artık yalnızca karbon emisyonlarıyla sınırlı bir mesele olmadığını, insan ile doğa arasındaki ilişkinin temel bir kriz başlığına dönüştüğünü vurguladı.
“İklim meselesi artık bir beka sorunu”
1990’lı yıllarda çevre politikalarının yetersiz kaldığını ve iklim konusunun karar alma süreçlerinde geri planda tutulduğunu belirten Kurum, Türkiye’nin bugün geldiği noktada iklim diplomasisinde daha etkin bir aktör haline geldiğini ifade etti. Kurum, bu dönüşümde Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen politikaların belirleyici olduğunu söyledi.
Bölgesel çatışmaların enerji piyasaları üzerindeki etkisine de dikkat çeken Kurum, enerji krizleri ve jeopolitik gerilimlerin iklim değişikliğiyle birleşerek küresel ölçekte bir “ekolojik beka” sorunu yarattığını dile getirdi. Her ülkenin kendi kendine yetebilmesinin artık kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu belirten Kurum, iklim politikalarının aynı zamanda kalkınma stratejisinin bir parçası olması gerektiğini kaydetti.
COP31’in odağında su ve gıda güvenliği olacak
Türkiye’nin COP31 gündeminde öncelikli başlıkların su ve gıda güvenliği olacağını açıklayan Kurum, su kaynaklarının giderek stratejik bir unsur haline geldiğini vurguladı. “Suyun petrolün yerini alacağı bir yüzyılın eşiğindeyiz” diyen Kurum, bölgesel istikrar ve milli güvenlik açısından su yönetiminin kritik önem taşıdığını ifade etti.
Kurum, israfın önlenmesi, gıda arz güvenliğinin korunması ve ülkelerin kendi kendine yeterliliğinin sağlanması için uluslararası düzeyde adil finansman ve teknik destek mekanizmalarının kurulması gerektiğini söyledi.
“Küresel sistem kirletileni cezalandırıyor”
İklim politikalarının önemli ayaklarından birinin döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olduğunu belirten Kurum, Emine Erdoğan himayesinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi’nin küresel ölçekte örnek bir model haline geldiğini ifade etti.
Kurum, mevcut küresel finans sistemine yönelik eleştirilerde bulunarak, “Bugün sistem kirletenin değil, kirletilenin üzerine yük bindiriyor. Biz bunu kökten reddediyoruz” dedi.
Geniş kapsamlı iklim eylem planı
Türkiye’nin COP31 çerçevesinde ortaya koyacağı eylem planının; yeşil sanayi, enerji bağımsızlığı, dirençli şehirler, biyolojik çeşitlilik, iklim göçü ve iklim finansmanı gibi başlıkları kapsadığını belirten Kurum, tüm paydaşların katılımıyla somut ve ölçülebilir adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin uluslararası iklim müzakerelerinde daha aktif bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade eden Kurum, “Adil, kapsayıcı ve uygulanabilir bir iklim sistemi için sorumluluk almaya devam edeceğiz” mesajını verdi.

