Uluslararası Enerji Ajansı tarafından yayımlanan “Enerji Teknolojisi Perspektifleri 2026” raporu, temiz enerji dönüşümünün omurgasını oluşturan teknolojilerin tedarik zincirlerinde önemli kırılganlıklar bulunduğunu ortaya koydu. Rapora göre elektrikli araçlar, bataryalar ve yenilenebilir enerji ekipmanlarının üretimi büyük ölçüde sınırlı sayıda ülkenin kontrolünde bulunuyor.
Özellikle Çin, bu teknolojilerin üretiminde açık ara lider konumda. Mevcut yatırım planları, madencilik projeleri ve pazar eğilimleri dikkate alındığında, bu coğrafi yoğunlaşmanın önümüzdeki on yıl boyunca büyük ölçüde devam etmesi bekleniyor.
“N-1” analizi: Zincirin zayıf halkası riski büyütüyor
Raporda ilk kez kullanılan “N-1 tedarik zinciri güvenlik analizi”, en büyük tedarikçinin devre dışı kalması durumunda sistemin ne kadar dayanıklı olduğunu ölçüyor. Bulgular, Çin dışındaki üretimin teorik olarak son ürün talebinin önemli bir kısmını karşılayabileceğini gösterse de, her büyük tedarik zincirinde kritik bir “zayıf halka” bulunduğuna işaret ediyor.
Bu zayıf halkalarda yaşanabilecek bir kesinti, toplam talebin dörtte birinden daha azının karşılanmasına yol açabiliyor. Bu da tek bir aşamadaki aksamanın tüm zinciri kırılgan hale getirdiğini ortaya koyuyor.
Bir aylık kesinti, milyarlarca dolarlık kayıp
Raporda yer alan senaryolara göre, Çin’in batarya tedarik zincirinde yaşanacak sadece bir aylık ihracat kesintisi, diğer ülkelerdeki elektrikli araç üretiminde yaklaşık 17 milyar dolarlık kayba neden olabilir. Bu kaybın yarısından fazlasının Avrupa Birliği ülkelerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Benzer şekilde, güneş enerjisi ekipmanlarında yaşanacak bir kesinti, Çin dışındaki üreticilerin aylık yaklaşık 1 milyar dolar kayıp yaşamasına yol açabilir. Bu etkinin önemli bir kısmının Güneydoğu Asya ve Hindistan’da hissedileceği belirtiliyor.
Pazar büyüyor, risk de artıyor
IEA İcra Direktörü Fatih Birol, söz konusu teknolojilerin artık niş alanlar olmaktan çıkıp küresel ekonominin merkezine yerleştiğini vurgulayarak, “Bu pazar önümüzdeki on yılda iki katına çıkabilir. Ancak bu büyümenin enerji ve ekonomik güvenliği desteklemesi için tedarik zinciri dayanıklılığı güçlendirilmeli.” değerlendirmesinde bulundu.
Rapora göre mevcut politikalar altında, temel enerji teknolojilerinin küresel pazarı 2035 yılına kadar 1,2 trilyon dolardan 2 trilyon dolara ulaşabilir. Daha güçlü politika senaryolarında ise bu büyüklüğün 3 trilyon dolara yaklaşması öngörülüyor.
Hidrojen ve CCUS yatırımları hız kazanıyor
Erken aşama teknolojilerde de dikkat çekici bir ivme söz konusu. Düşük emisyonlu hidrojen projelerine yapılan yatırımlar 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 80 artış gösterdi. Karbon yakalama, kullanım ve depolama (CCUS) projelerinde ilerleme kaydedilse de, birçok projenin henüz nihai yatırım kararına ulaşmadığı belirtiliyor.
Ticaret toparlandı, Çin’in ağırlığı sürüyor
Küresel enerji teknolojisi ticareti, 2024’teki düşüşün ardından 2025 yılında yaklaşık yüzde 10 oranında toparlandı. Buna rağmen üretimdeki yoğunlaşma dikkat çekiyor. Çin, temiz enerji teknolojilerinde tedarik zincirinin farklı aşamalarında yüzde 60 ila 85 arasında paya sahip.
Ülkenin bu alandaki ihracatı 2025’te 165 milyar doları aşarak toplam ticaret fazlasının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturdu.
Rekabet gücü için maliyetler belirleyici
Raporda, tedarik zinciri güvenliğinin artırılmasında endüstriyel rekabet gücünün kritik rol oynadığı vurgulanıyor. Batarya üretiminde Çin’in Avrupa’ya kıyasla sahip olduğu maliyet avantajının yüzde 40’tan fazlası üretim verimliliği ve otomasyondan kaynaklanıyor.
Rüzgâr türbini kanadı üretiminde enerji ve işçilik maliyetleri farkın yüzde 75’ini oluştururken, güneş paneli ve polisilikon üretiminde bu oran yüzde 65 seviyesinde.
Enerji yoğun sektörlerde ise enerji maliyetleri belirleyici konumda. Çelik ve alüminyum üretiminde toplam maliyetlerin üçte ikisinden fazlasını enerji giderleri oluşturabiliyor. Bu çerçevede, düşük maliyetli yenilenebilir enerjiye erişim, hidrojen bazlı çelik üretimini büyük üretici ülkelerde rekabetçi hale getirebilecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.

